25 Aralık 2016 Pazar

1-0 OLSUN BİZİM OLSUN (Beşiktaş-Gaziantepspor)

Kasımpaşa mağlubiyetinden sonra Gaziantepspor karşısında Şenol Güneş’ten birkaç değişiklik bekliyordum. Ama Şenol Güneş sadece zorunlu olarak cezalı Adriano’nun yerine Tosic, defansta Rhodolfo ile başladı. Son haftada alınan mağlubiyetle birlikte aslında herkes Gaziantep karşısında daha atak ve gollü bir galibiyet bekliyordu. Yeterince pozisyon yakalandı ancak oynanan futbol halen istenilen düzeyde değil.

Son zamanlarda eleştirilen Oğuzhan, ilk yarıda geçen sene ki performansından bir kesit sundu diyebilirim. Aldığı her topta dripling yaparak kaleye doğru yüzü dönük şekilde oynaması ve ilk yarıda 3 tane net dikine pasla iki kere Cenk’i bir kere Tolgayı buluşturması Oğuzhan’ın en önemli özelliklerinden biri. Bunları geçen sene daha çok yapıyordu ve geçen sene böyle pozisyonlar golle sonuçlanıyordu.

Orta saha üçlüsüne bakıldığında ilk yarı itibariyle Oğuzhan, Atiba ve Tolgay’ın toplam gol ve asist sayıları 2 gol ve 4 asist. Ancak geçen sene Oğuzhan, Atiba ve Sosa üçlüsünün ilk yarıda ki gol ve asist sayısı 8 gol 8 asistti. Geçen sene şampiyonluğa giderken rakibi Fenerbahçe orta sahası Topal-Ozan-Souza üçlüsüyle karşılaştırılırken büyük bir üstünlüğü olduğu göze batıyordu. Bu sene ki Beşiktaş’ın önünde ki rakibi Başakşehir’in orta saha üçlüsü Mossoro, Emre ve Mahmut’un toplam gol ve asist sayıları 9 gol 8 asist. Geçen sene ki Beşiktaş’ın orta sahasından da bu rakam daha fazla. Bu kilit noktada Oğuzhan ve Atibayı oyunun içine sokabilecek bir 10 numara transferi gerekli mi yoksa Talisca bu noktaya çare olacak mı?

Gaziantep’in ilk yarıda yakaladığı iki net pozisyon vardı. Kaleci Gökhan’ın uzun top atmasıyla indirilen topla etkili atağa dönüşen ve Gökhan Gönül harika müdahalesiyle golü önlediği pozisyon. Diğeri ise Rhodolfo’nun rakibine kolay geçiş imkanı vermesiyle oluşan tehlikeli atak sonucu ilk yarının en iyilerinden olan Oğuzhan’ın defansa gelerek pozisyonu önlemesi hem hücumda hem de savunmada iyi işler yapabileceğini gösterdi.

İlk yarının son dakikalarında, ligin ilk yarısında ki en güzel gollerinden birini izledik Aboubakar’dan. Ancak Aboubakar ilk yarıyı 3 golle tamamladı. Gol attığı takımlara bakacak olursa 1.golünü ligin 8.haftasında o dönem kötü olan ve 8.haftada ligin son sırasında bulunan Antalyaspor’a, 2. golünü ligin 11. haftasında o zaman 18. Sırada şuan 17.sırada olan Adanaspor’a ve 3.golünü de ligin 16.haftasında 16.sırada olan Gaziantepspor’a atmıştır. Attığı 3 golden 2si kendi yarattığı pozisyon ve becerilerden gelen güzel goller olsa da ilk yarı itibariyle Aboubakar sınıfta kalmıştır.

İkinci yarı ise tıpkı Kasımpaşa maçı başlangıcı gibi kötü başlandı. 49.dakikada Rhodolfo’nun arkasına atılan topta İlhan Parlak’ın karşı karşıya kaldığı pozisyonda Fabri’nin pozisyonu önlemesi Kasımpaşa maçında ki gibi bir senaryonun gerçekleşmesine engel oldu. Bu sefer 61.dakikada gene Rhodolfo’nun hatasında Nabil Ghalis’ın kaçırdığı net pozisyon. Defans transferinin öncelikli olmasını gösteriyor bu maç. Üstüne üstelik deplasman da 14 maçtır kazanamayan, ligde toplam 6 maçtır yenilen ve bu yenildiği 6 maçta kalesinde 16 gol yiyen takıma karşı veriyorsun bu pozisyonları.

İlk yarı ne kadar övdüysem ikinci yarınında en kötülerinden biri Oğuzhan’dı. Penaltı pozisyonda topu Cenk’ten alması yanlıştı. Cenk’in ise Oğuzhan’a topu vermesi daha büyük yanlıştı. Penaltı olduğunda topu ilk alan isim Quaresma’ydı. Cenk, Quaresma’dan topu istedi. Ancak Cenk’ten de Oğuzhan’ın topu istemesi ve Cenk’in topu Oğuzhan’a vermesi takımda halen belli başlı rollerin belli olmadığını gösteriyor.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder