11 Aralık 2016 Pazar

BAKLAVA SİSTEMİ (Beşiktaş-Bursaspor)

Şampiyonlar ligi sonrası Beşiktaş’ın Bursaspor karşısında vereceği tepki herkes tarafından merak ediliyordu. Salı gününden sonra 3 günlük arada Şenol Güneş’in takıma Kiev maçını unutturup Bursaspor maçına hazırlayıp hazırlamayacağını merak ediyordum. Kiev’de yapılan katliamdan sonra oyuncuların o maçı unutup bu maçta nasıl performans sergileyecekleri ve ligde yarıştan kopmayıp bu mücadeleye hangi psikolojiyle hazırlanacakları konuşuldu. Bir nevi Bursaspor maçı olması oyuncu ve taraftarlar için daha iyi oldu. Hem oyuncular ekstra bir motivasyon içine girdiler hem de yıllar sonra Bursaspor taraftarının da Beşiktaş’a gelmesiyle Beşiktaş taraftarının Kiev maçı sonrası o stada gelmelerini sağlayacak maçlardan biriydi.

İlk on birler açıklanmadan önce bu maçta Şenol Güneş’in Neciple başlaması taraftarıydım. Çünkü Oğuzhan ve Atiba’yı bu maç için rahatlatacak oyuncu Necip’ti. Necip oynadığı zaman Atiba daha özgür bir oyun sergiliyor. Oğuzhan geriyi çok düşünmüyor. Ama Tolgay-Atiba-Oğuzhan üçlüsünde rolleri orta sahada paylaşamıyorlar. Bu yüzden Tolgay ve formsuz Gökhan İnler ile başlanılmaması doğru karardı.

Olcay ise uzun bir arada sonra iyi performans sergiledi. İki net pozisyonu vardı maç içinde biri ceza sahası dışından vurduğu direğin yanından giden, diğeri ise son zamanlardaki özgüven eksiliğini bir kez daha gösterdi. Sol çaprazdan Harun’la karşı karşıya kaldığı pozisyonda kaleye vursa gol atacağı pozisyonda orta şut karışımı bir vuruşla topu taca attı. Olcay bu pozisyonlara daha çok girerse bugün yapamadığını yarın yapar inanıyoruz. İkinci yarı ise oyundan çıkması belki takım için doğru bir karar oldu ama sergilediği performans kötü değildi ve bu performansı devam ettirmesi en büyük temennim.

Aboubakar ise Bursa’nın gol dışında yakaladığı en net pozisyona sebebiyet verdi. Şenol Güneş, forvetlerden kanat yaratmaya hala devam ediyor. Aboubakar’ın Gökhan Gönül’e verdiği hatalı pas sonrası Bursaspor’un Deniz Yılmaz’la yakaladığı net pozisyon belki de maçın kader anlarından biriydi. Eğer o pozisyon golle sonuçlansaydı şimdi başka şeyleri konuşup Beşiktaş’ın bir yıkım içerisine gireceğinden bahsedebilirdik.

Bursaspor’un yakaladığı fırsattan sonra Beşiktaş oyuna ağırlığını koymaya başladı ve Aboubakarla yakalanan iki pozisyon kolayca harcanıldı. İlki Cenk’in rakibinden sıyrılıp Aboubakar’ın önüne yuvarlayıp kaleciyle karşı karşıya bırakması ama Aboubakar hızı ve bitiriciliğinin kötü olması pozisyonun golle sonuçlanmasına engel oldu. İkinci pozisyon ise Necip’in maç içinde yaptığı isabetli uzun paslardan birinide Aboubakar’a attı ama Aboubakar’ın top kontrolüde kötü olduğu olduğu için Beşiktaş bu pozisyondan da yararlanamadı.

35-45 dakikalar arasında yapılan baskı, topu kanatlardan değil ortadan delerek geçmeye çalışması Bursaspor defansını bunalttı. Yakalanan istatistikte bunu kanıtlar nitelikte. 2014/2015den beri Süper lig de bir maçın ilk yarısında en çok pas deneyen ve isabetli pas yapan takımı oldu. Forvetler ile orta sahayı sıkıştırıp kanatları da bu pas trafiğinin içine girince bu istatistiğin ortaya çıkması doğal oldu. Şenol Güneş ilk yarının son dakikalarında bu orta sahadaki pas trafiğini görmüş olacak ki ikinci yarı bide oraya Tolgayı aldı. Ki buda takımı daha rahatlattı ve takım daha da etkili olmaya başladı.

İlk yarının son dakikasında yaşanan olayda ise Marcelo’nun Haruna teması ve ayağına basması olsa da kasıtlı yapılan bir hareket olduğunu düşünmüyorum. Ki o pozisyondan sonra o kadar kıvranan Harun’a sağlık ekipleri bile gelmedi. Tribünden atılan maddeler Bursasporlu bir oyuncuya denk geldiği için oyuncu kenara doğru koşup sağlık ekiplerinin müdahale etmesini istedi. Onun müdahalesi bittikten sonra Harun herhangi bir talepte bulunup sağlık ekiplerinin sahaya gelmesini istemedi. Pozisyonda Harun’un sergilediği davranıştan dolayı herhangi bir kasıtlı müdahalenin olduğunu düşünmüyorum.

İkinci yarı Tolgay’ın girişi ile birlikte Beşiktaş orta sahada BAKLAVA SİSTEMİNE döndü. Necip geride önde Tolgay, Atiba onlarında önünde Oğuzhan dizilişi maçın Beşiktaş’a gelmesini sağladı. Bu diziliş, Aboubakar ve Cenk’in daha çok kendi bölgelerinde, Adriano ve Gökhan Gönül’ün bir kanat oyuncusu gibi izlememizi sağladı.

Gollerin hazırlanışı penaltı pozisyonları ikinci yarıda bu dizilişin faydalı olduğunu gösterdi.
İlk golün hazırlanışında Tolgay’ın orta sahada topu alıp dikine oynayıp topu Oğuzhan’la buluşturması, Oğuzhan’ın sol kanattan bindiren Adriano’yu görmesi ortasında topun sekip topun Gökhan Gönül’le buluşması. Gökhan Gönül’den beklenen ve istenilen performans aslında tam olarak bu. Hücum futbolu oynayan Beşiktaş’ın sağ bekinin hücuma daha çok katkı vermesi.

Aynı şekilde Adrianonun Caner’in yokluğunda Barcelona ve Sevilla takımlarında gösterdiği performansı görmek. Ki bu maçta onun ışığını Cenkle oynadığı ikili oyunla harika ortasında Cenk’in ceza sahası içinde ayak içi uzak köşeye kaçırdığı pozisyonda gördük. Oda Gökhan Gönül gibi ikinci yarıda hücuma daha çok katkı verdi. İkinci golde de Necip’in defansta uzun top oynamasında topu Cenk’e indiren orta sahada Adrianoydu.

Ve bu iki pozisyon sonucunda gelen iki doğru penaltı. Cenk’ide konsantrasyonundan tebrik etmek lazım. İkinci penaltıda topu Oğuzhan’ın alması ama Cenk’in kendine güvenip topu Oğuzhandan alması onun kendine güvenini gösterir.

Harun’a da ayrı parantez açmak lazım 80 ve 81.dakikalarda kurtardığı 3 net pozisyon; sağ çaprazdan Aboubakar, sol çaprazdan Oğuzhan, altı pas içinden Cenk’in şutlarında kurtardığı pozisyonlar sonrası kendisini tebrik etmek gerekir.


Bugün ki yazım da bu kadar pozisyonu yazmamdaki sebep; eğer ki Beşiktaş bir iki takviye yaparsa, gol yollarındaki sıkıntı giderilir ve gol yollarında ki etkisizlik de ortadan kalkar ise Beşiktaş bu maçta olduğu gibi her maç bu pozisyonları belki da daha fazlasını her maç yakalar bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder