4 Aralık 2016 Pazar

YENEMİYORSAN YENİLME (Beşiktaş-Fenerbahçe)

        Bugün Başakşehir’in berabere kalmasından sonra Beşiktaş’a Kadıköy’de yenemiyorsan yenilme stratejisini Şenol Güneş resmen takıma aşılamıştı. Maçta Beşiktaş adına kaleye çekilen sadece ‘2’ şut var iken bunların ikisi de kaleyi tutmadı. Fenerbahçe’nin de etkisiz oyunu maçı beraberlikten öteye götürmedi.

Şenol Güneş, Dinamo Kiev maçı öncesi herhangi bir kayıp yaşamak istemediğinden maça defansif bir oyunla başladı. Fenerbahçe’nin sol ve sağ beki ne zaman ileri çıksa Kerim ve Quaresma onlarla beraber Beşiktaş yarı sahasındaydı. Ne Kerim ne Quaresma hücumu düşüne bildiler bu oyun tarzıyla. Bu oyun aslında Quaresma’nın sevmediği bir oyun tarzı. İlk yarıda yüzündeki görüntü bunu açıkça ortaya koyuyordu. Quaresma hücumu seven bir oyuncu olduğu için savunmaya bu kadar gelmek onu her ne kadar oyunun içinde tutmasa da gerektiğinde bunu yapmalı ancak bu maç bunu hiç yapmadı. Maça sağ açıkta başladı ve ilk 10 dakika boyuncu Fenerbahçe ataklarının hepsini oradan yaptı. Oyun içinde yapılan değişikle bu sefer sol kanada geçti bu sefer sağ tarafı etkili kullanmaya başladılar. Nitekim ikinci yarıda gereksiz kart görmesi sonucu da Şenol Güneş oyundan aldı ve belki de maç içinde “bugün için” tek olumlu yaptığı hareket kart görüp oyundan çıkması oldu.

Beşiktaş ilk yarıda neredeyse hiç ceza sahasına giremese de aynı şekilde Fenerbahçe’de etkili bir oyun ortaya koyamadı. Tabi bunda sol ve sağ kanatlarında gerçek bir açık oyuncularının olmaması başlıca sebepti. Sow ve Atif yerine Lens-Volkan ikilisiyle başlasaydı ilk yarıdan itibaren farklı bir oyun görebilirdik. İkinci yarıda Lens-Volkan’ın oyuna girmesi azda olsa oyunu hareketlendirdi ama oyunun gidişi Beşiktaş’ı bir puana razı etmişti ki istenen şeyde oydu. Beşiktaş bu beraberlik oyunun yanında iki net pozisyonda kalesinde gördü. İlki ilk yarıda defansın topu uzaklaştıramaması Skrtel’in altı pas içinde topu auta atması ve ikinci yarıda Persie’nin yarattığı Gökhan Gönül’ün kademeye girmesiyle beraber Souza’nın vuruşunu zorlaştırması ve sonunda kötü bir vuruşun gelmesi maç içindeki en önemli pozisyonlardı.

MAÇ İÇİNDEN 3 NOT:

1-Gökhan Gönüle yapılan psikolojik baskı ve GÖKHAN GÖNÜL’ün bu baskının altından BEŞİKTAŞ formasıyla çok iyi kalkması,

2-Fenerbahçe taraftarı, Galatasaray maçında yaptıkları çirkin ve kötü tezahürattan sonra Beşiktaş maçı için birçok tribününe ceza geldi ve bu ceza alan taraftarlar kombinelerini Beşiktaş maçında başkalarına devir edebileceklerdi. Bu PASSOLİG denilen şey bir çözümmüş gibi sunuldu ancak bu maçta o devir ettikleri kombineli kişilerde çirkin ve kötü tezahüratta bulundu. Bakalım bu kişilere de ceza gelecek mi? Fenerbahçe’nin içerde oynayacağı maçta hangi seyirciler cezalı olacak?

3-Maç sonu Cenk Tosun’un röportajı. Bu röportajın özeti: YENEMİYORSAN YENİLME.

Bu sene oynanan şampiyonlar liginde 5, ligde yarış içinde olduğu rakipleri 3 ( Galatasaray, Başakşehir, Fenerbahçe) toplam 8 maçta 7 beraberlik 1 galibiyet alındı. Bu yenemiyorsan yenilme düşüncesi her ne kadar Beşiktaş’ı namağlup yolunda ilerletse de bir şeyleri başarmak için artık büyük maçlarda yenmenin vakti geldi diye düşünüyorum. Salı günü GALİBİYET ile Beşiktaş'ın gruptan çıkacağına inanıyorum.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder