17 Şubat 2017 Cuma

AVANTAJLI SKOR (Beşiktaş-Hapoel Beer Sheva)

Şenol Güneş’in bu maça kadar Beşiktaş’ta ki Avrupa karnesi 12 maçta; 3 galibiyet, 7 beraberlik ve 2 mağlubiyetti. Grup maçları dışında Hapoel maçıyla ilk defa ikili elemeli maç heyecanını yaşamaya başladı. Bu oynadığı 12 maçta aldığı 7 beraberlik ile grup maçlarında yenemiyorsan yenilme mantığını takıma işlemiş gibiydi. Ama elemeli sistemde aynı mantığı devam ettirir mi diye düşünürken maçtan önce açıklanan kadro Şenol Güneş’in bu mantığının değişmediğini gösterdi.

Orta sahada Tolgay ve Necip ikilisiyle başlaması hem Hapoel’in hızlı ataklarına karşı bir önlem hem de yedekte hamle oyuncusu olarak kullanabileceği oyuncu sayısını arttırmaktı. Ev sahibi üstünlüğü ile maçın başında oyun kontrolü Hapoel de olsa da zamanla oyunun üstünlüğünü Beşiktaş’a geçti. Ancak orta sahada Tolgay ve Neciple başlamak burada biraz olsun dezavantaja dönüştü. Her ne kadar rakibin hızlı oyunu engellense de oluşan hızlı ataklarda Beşiktaş etkili olamadı. Babel ve Quaresma’nın kanatta çizgiye yakın oynayıp orta sahada Necip-Atiba-Tolgay üçlüsüne uzak oynamaları ve bu üçlünün bireysel olarak bir fark yaratamayacak olması; Babel ve Quaresma’nın orta sahaya kadar gelip top almaya çalışmaları aslında Beşiktaş’ın kendi oyununu oynayamadığını hatta zaman geçtikçe tek opsiyonun Quaresma olacağının sinyallerini vermeye başladı. Tamda o sahnede Quaresma sahneye çıktı ve kim vursa kime çarpsa gol olacak cinsten açtığı orta ile Beşiktaş’ı 1-0 öne geçirdi. Ancak peşinden yenilen gol ilk yarıyı 1-1 bitirdi. Burada son zamanlarda kalesinden gereksiz çıkışları olan Fabri’ye ayrı bir parantez açmak lazım. Kalesini gerekmedikçe boş bırakmamalı kalesinde kalmalı.

İkinci yarıya başlarken ilk yarıda Hapoel’in oynadığı etkisiz oyun ve Beşiktaş’ın da Hapoel’in oynadığı bu oyun karşında etkili olamayışı Şenol Güneş’i rahatsız etmiş olacak ki ikinci yarıya tam bir Beşiktaş oyunu ve karakteriyle maça başladı. Marcelo’nun kafasıyla vurduğu topun direkten dönmesi takımı daha da hareketlendirdi. Peşinden Cenk’in golü geldi. Golde Tosic’in bu sene sol bekte de iş yaparım dercesine açtığı orta ve Cenk’in aynı Konyaspor maçında attığı ilk golünde ki gibi topu ayağına aldığında yapacağı şeyi düşünüp o golü atması takdir edilecek bir olay. Skor 2-1 olsa bile Tolgay’ın yaptığı basit top kayıplarından oluşan Hapoel’in tehlikeli ataklarının golle sonuçlanmaması ve Fabri’ninde bu pozisyonlarda etkili olması, yenilen golde hatasının olduğunu düşünsem de yaptığı olumlu şeyleri de es geçmemek lazım. Yedek kulübesindeki hamle oyuncusunu seçeneğini Talisca ile kullanan Şenol Güneş oyunu iyice Beşiktaş’ın lehine çevirdi. Talisca’nın sol ayağı ile çektiği şut direkten dönse de Atiba’ya yaptığı asist ile oyuna girdikten sonra etkili oldu. Atiba’nın da o dakikada yaşına rağmen oraya o koşuyu yapması gerçekten büyük oyuncu olduğunu gösteriyor.

Deplasmanda alınan bu avantajlı skor çok önemliydi. Bu galibiyet Avrupa Liginde bazı şeylerin hedeflenmesi gerektiğini oluşturdu kafalarda. Bu hedefin ne olacağına düşünürsek de;

1. Ligde oynanacak olan 14 maç var iken Avrupa Liginde finale çıkıldığı takdirde 10 maç var sadece.
2. Oynanacak bu 10 maçın zaten 5’i de Vodafone Arenada oynanacak.
3. Avrupa Ligi kazanıldığı takdirde Şampiyonlar Ligine direk gidilecek.
4. Avrupa liginde olan takımlar içinde Şampiyonlar Ligi standardında bir takım olmaması.

Bu avantajlar akla ilk şu soruyu getiriyor; Lig şampiyonluğu mu Avrupa Ligi şampiyonluğu mu?

Şenol Güneş ısrarla bu soruya Lig şampiyonluğu dese de bu turu yüzde 99 geçildiğini düşünürsek, eğer ki bir üst turu daha çıkıldığı durumunda fikrinin Avrupa Ligi şampiyonluğu olacağının düşüncesindeyim. Şenol Güneş’in bunu başarabilecek kapasitesinin olduğunu düşündüğüm için bu hayallere erkenden girmiş olsam da hayaller başarmanın yarısıdır.



Hiç yorum yok :

Yorum Gönder